Eşek ile Çekirge

Uzun zamanlar önce bir eşek tarlaların birinde otlar, arada bir anırırmış. Tarladakilerin kulaklarını ağrıtırmış ama neşesine diyecek yokmuş, öyle neşeli, öyle kendinden eminmiş ki…

Fakat bir gün hayatından memnun olmadığını anlamış. O günden sonra her anırışında tarladakiler kulaklarını kapatıyor, onu susturmak için önüne ot koyuyor ve ne yapmalı da bu sesi düzene sokmalı, diye düşünüp duruyormuş…

Bir gün bir çekirge atlamış önünden, öyle de güzel sesi varmış ki, bayılmış bizim eşek. O ötmüş, bizimki anırmış. Bakmış olmuyor, çekirgeye doğru eğilmiş “ Çekirge kardeş afedersin “ demiş. Çekirge bakmış ona “söyle bakalım ?” demiş. “Ben de sizin gibi ötmek isterim, acaba ne yapmalıyım? Çekirge şaşırmış “Ne bileyim, ben doğduğumdan beri hep böyle öterim” demiş. “Peki ne yiyip içersiniz ?“ demiş eşek, belki sizin yediklerinizi, içtiklerinizi alırsam, sesim size benzer ha?”

Çekirge bir hoplamış, iki zıplamış ”Biz çiçeklerin üstündeki çiğlerden yeriz sadece” demiş. ”Yani çiçeklerin üstündeki sulardan içeriz.” O günden sonra sadece çiçeklerin üzerindeki sulardan içmiş bizim eşek. Kısa bir zaman sonra da açlıktan ölmüş tabi ki.
Herkes kendi özelliklerine göre yaşamalı, onu bunu taklit edeyim derken kendine zarar verir yoksa.

Bu yazı Ezop dede kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.