Aslanla Eşek Avda

Hayvanlar kralının doğum günüymüş. O sabah bolca av bulmayı koymuş aklına. Eh, aslanın avı serçe merçe olacak değil ya, iyisinden, güzelinden yaban domuzları, geyikler, ceylanlar istemiş canı. Öylesine önem vermiş ki aslan bu işe, özel bir görev yüklemiş sesi sıtma görmemiş eşeğe. ”Sen benim borucubaşım olacaksın” deyip götürmüş eşeği av yerine. Dalların ve yaprakların arasına gizledikten sonra onu ”Şimdi var gücünle anır bakalım” demiş. Doğru düşünmüş aslında ormanlar kralı. En korkusuz hayvanları bile alışkın olmadıkları bu yaman boru sesine çıkmış sığınaklarından dışarı. Birdenbire korkunç bir gürültüdür kopmuş. Şaşkına dönmüş ormanın bütün sakinleri. Dört bir yana kaçmış her biri. Ve aslanın amansız pençesine düşen düşene tabi…
Gördün mü ne yamanmışım, demiş eşek, avın bütün şerefini benimseyerek.
Gerçekten de demiş aslan ”Yiğitçe anırdın. Bilmesem ne mal olduğunu ben bile korkardım, doğrusu!”
Eşek kızabilse kızacak ama nerde o yürek! Aslan alay etmekte de haklı üstelik. Eşeğin caka satması da çekilmez doğrusu.

 

Bu yazı La Fontaine amca kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.