Fare ile Kurbağa

Bir fare ile bir kurbağa uzun zamandır samimi iki arkadaşmış. Kurbağa genellikle farenin evine gider ve yemek yermiş. Fare de onu misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyarmış. Bu bir süre böyle devam etmiş. Bir gün kurbağa farenin evine gelerek ”Hep ben sana yemeğe geliyorum, bir gün de sen benim evime gel, böyle ayıp oluyor” demiş. Fakat kurbağanın evi derenin öbür tarafındaymış. Oraya suyun üstünden nasıl atlayabilirim ki, diye fareyi almış bir düşünce… Günlerce gelip giden kurbağa o kadar ısrar etmiş ki, fare artık dayanamamış. Zaten kurbağa karşıya geçmesi için ona yardımcı olacakmış. Fare kendisin kurbağanın sırtına iyice bağlamış. Ve iki arkadaş dereyi geçmeye başlamışlar. Derenin ortasına gelince, kurbağanın aklına fareyi boğmak gelmiş. Böylece farenin evindeki bütün yiyeceklere sahip olabilirmiş. Yavaş yavaş suyun derinliklerine dalmaya başlamış. Zavallı fare can havliyle bağırıp ağlıyormuş. O sırada ordan geçen bir çaylak farenin çığlıklarını işitmiş. Derhal alçalıp fareyi sudan çıkarmış. Fareyle birlikte ona bağlı olan kurbağa da dışarı çıkmış böylece. Fare aniden çaylağın elinden kurtulup kaçmış ama kurbağa çaylağın pençelerinde kalakalmış.

Kötülük eden kötülük bulur…

Bu yazı Ekrem abi, Ezop dede kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.