Yaban Domuzu

Scan10003

Yaban domuzu ”Suidae” familyasına bağlıdır ve otuz kadar türü olduğu bilinmektedir. Göğüs kısmı yüksek, sırtı aşağıya doğru eğim yapıp kısa ve düz bir kuyrukla biten ve gövdesinin ön kısmı ağır bir hayvandır.

Yan tarafları yassı olduğu için önden ve arkadan bakınca ”ince” izlenimi verir. Dik kulaklı kafası da yan taraftan bakınca bir üçgen görünümü verir.

Yetişkin bir erkek domuz 150-180 cm uzunluğunda ve 70-100 cm yüksekliğindedir. Dişi domuzlar ise daha küçük cüsselidirler. Erkeklerin ağırlığı 225 kiloya kadar çıkarken dişi bir domuzun ağırlığı 70 ile 140 kilo arasında değişir…

Bu ağırlıklar Türkiye’de oldukça fazladır. 350 kiloya kadar çıkan erkek yaban domuzu olağandır. İsveçli bir avcının Türkiye’de 405 kilo ağırlığında bir yaban domuzu avladığı biliniyor.

Kılları kışın koyu gri ve siyahtır ve postu izolasyon sağlayıcı kıvırcık kıllı bir alt tabakayla kaplıdır. Yazın ise kılları daha kısa ve ince bir posta sahiptir ve bu dönemde daha açık renkli görünümdedir.

Yavruların postları ise uzunlamasına sarı çizgilerle kaplıdır.

1vildsvin_jpg_1029965a

Yaban domuzlarının cinsiyetlerini ilk birkaç yıl içinde ayırmak zordur. Ancak sonradan farklılık belirgin bir biçimde görülmeye başlar. Dişilerin vücut formları daha yuvarlaktır ve sıklıkla sürüler halinde dolaşırlar.

Yaban domuzu düz ve ormanlık arazide gözle görülür izler bırakır. Yerde görülen sökülmüş çalılar, parçalanmış bitkiler, yarıklar ve çukurlar çoğunlukla bunların marifetidir. Bazen ağaç gövdelerinin kabuklarını da kemirirler.

Sulak yerlerde açtıkları büyük çukurlarda ”çamur banyosu” yaparlar. Bu çukurları özellikle sıcak yaz aylarında açarlar.

Yaban domuzu tırnaklı hayvanlar grubundandır. İki tırnağı olduğunu gösteren ayak izlerinin ön tarafı düz çizgi halindedir. Bunları arkada daha küçük ve yanlara doğru gidip gelen iki tırnaklı izler takip eder.

Normalde yaban domuzları yavaş hayvanlardır, ağır ağır yürüyerek yer değiştirirler. Radyo vericileriyle yapılan araştırmalarda en hızlı olarak saatte 10 km yürüdükleri saptanmıştır.

Ancak bu hayvanlar korkunca ya da savunma durumunda kalınca kısa ve çok hızlı koşu atakları yapabilirler. Vücudunun yassı olması bu hızlı koşuları bitki yapısının çok sık olduğu yerlerde bile yapmasına olanak sağlar.

Bu hayvanların çok gelişmiş koku alma ve işitme duyuları vardır. Buna karşılık görme duyuları az gelişmiştir. Yapılan gözlemlere göre yaban domuzları bir avcının kokusunu 500 metre uzaklıktan alabilmektedirler.

Bunlar, ”flehmen” diye adlandırılan bir hareketle ( bir hayvanın üst dudaklarını yukarıya doğru kıvırarak ön dişlerini göstermesi) suratlarını buruştururlar, üst dudaklarını içeri doğru çekerler, ağızlarını açarlar ve derin bir nefes alırlar…

Böylece ağız boşluğunun arka tarafındaki kokuya hassas olan organ uyarılmış olur.

Bu hareket daha çok karşı cinsler arasındaki yakınlaşmalarda görülür.

Bu da kokunun ”sosyal” iletişimde ne kadar önemli olduğuna işaret etmektedir.

Yaban domuzu yılda iki kez kıl değiştirir.

Bahar aylarında kışın taşıdığı hem alt tabakadaki kıvırcık kıllar hem de üstteki kıllar yerlerini daha kısa kıllara bırakır.

Sonbaharda ise daha sık olan kışlık kıllar yeniden hayvanın postunu kaplar.

Yaban domuzu her şeyi yer. Ama yediklerinin yaklaşık %90’ını bitkiler oluşturur.

Kök şeklindeki yeraltı bitkileri kışın en çok yediği yiyecektir…

Bunlar daha çok soğanlı çiçek ve bitkilerin yer altındaki yumrularıdır.

Yaz aylarında en çok yediği şeyler ise eğrelti otu ve benzeri bitkilerin yaprakları, ağaçlardan yere düşmüş meyveler, meşe palamutları, ceviz ve fındıklardır.

Bu hayvan haziran ayından sonbahara kadar çok fazla tohum ve meyve yer ve bu dönemde ekili arazilere de girer ve bulduğu buğday, yulaf gibi tohumlarla patatesleri yer.

Yaban domuzu girdiği tarlarda en çok %2-3 gibi bir zarara yol açar.

Ancak asıl verdiği zarar, yeri çiğneyip kazarak ekili araziyi tahrip etmesinden kaynaklanır.

Bazı bölgelerde yaban domuzunun en önemli gıdası, bunların yemesi için belli yerlere bırakılan yiyeceklerdir.

Fransa ve İspanya’da ekili arazileri korumak için bu yöntem kullanılır.

Örneğin yaban domuzunu üzüm bağlarından uzak tutmak için bölgeye mısır koçanları serpiştirilir.

Yaban domuzunun aldığı hayvansal gıdanın çoğunu solucanlar, böcek tırtılları ve diğer omurgasızlar oluşturur.

Bu hayvan bazen çevreye yararlı bir biçimde de davranır.

Örneğin ormanların böcek istilasına uğradığı zamanlarda bunların tırtıllarını ve içlerinde yuvalandıkları kozaları ortaya çıkarıp yerler.

Bazen küçük kemirgenleri, yavru kuşları ve yumurtaları da yerler.

Bu nedenle bazı bölgelerde bu türden canlıların miktarını azaltıp yaban hayatına zarar verirler.

Bunlar, doğada buldukları hayvan leşlerini de yiyebilirler.

Yaban domuzu diğer tırnaklı hayvanların tersine, geviş getirmez.

Farklı türden yiyecekleri eritmeye uygun basit bir midesi vardır.

Yetişkin bir yaban domuzu yaz aylarında günde yaklaşık dört kilo yiyecek yer.

Yavrular ise bunun yarısıyla yetinir ama kışın daha çoğuna ihtiyaç duyarlar.

Yaban domuzu bol miktarda yiyecek bulduğu zaman tıka basa yer, kıpırdayamayacak hale gelip yere uzanır ve yediklerini eritmeye çalışır.

Yaban domuzu oldukça  ”intelligent” bir hayvan, ayrıca  işitme ve koku alma duyusu çok gelişmiş, haliyle onları avlamak  sanıldığı kadar kolay değil…

 

Bu yazı Av, Doğa, Hayvanlar kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.