Yaşayan Duvar

Duvar 7

”Yaşamak” tan kaynaklanan yaşam, yaşanası, yaşayan, yaşamsal gibi sözcükler, en çok kullandığımız ve bizlerde yoğun duygular uyandıran sözcüklerin başında geliyor. Örneğin “yaşayan diller” denildiğinde kimileri barut fıçısı gibi patlayabiliyor, kimileri de sıcak bir duygusallık rüzgârına kapılabiliyor.

Akdeniz’de yaşayan dev deniz yosunlarının (posidonia oceanic) dünyadaki en yaşlı ”yaşayan” organizma olduğunu duyunca aklımıza hemen küresel ısınma, Akdeniz’deki su kalitesi ve düzensiz kıyı gelişimi geliyor. Çünkü bu konulardaki olumsuz gidişat, ”yaşlı yosunun” parlak günlerinin sayılı olduğuna işaret ediyor (denizaşırı ülkelerdeki araştırmacılar tarafından).

Duvarların da “yaşamak” la çok doğrudan bir ilişkisi var. Hani, şu duvarların dili olsa da söylese, denir ya, duvarlar çok şeylere tanık olmuşlar, çok şeyler görüp geçirmişlerdir.

Los Angeles’deki Doğa Tarihi Müzesi, asfalt kaplı birkaç dönümlük park yerini yeniden düzenleyerek müzenin girişindeki yolu, yaşayan bir duvara çevirmiş….

Kırık ve çatlaklarını koruyarak ve aralarını biraz açık tutarak taşları dikey bir açıyla uzunlamasına ve biraz da rastgele bir görünümle yerleştirerek duvarı oluşturmuşlar.

Böylece duvardaki yarık ve çatlaklar arasında yolunu bulan sular, buralara düşen tohumları besleyip büyütmüş ve taşların arasında çeşitli bitkilerin yeşermesini sağlamış.

Bu sıcak renklerin yansıdığı, toprağa yakın “canlı” duvar boyunca müzeye doğru yürüyen ziyaretçiler, beton bloklardan kurtulduğu gibi, daha müzeye varmadan doğanın etkisini yaşıyorlar…

Elma ağacından uzağa düşmez, derler ya…

Duvar 1

Duvar 3

Duvar 4

Duvar 5

Duvar 8

 

 

Bu yazı Çevre, Ekrem abi kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.